Archive for the 'denizkızı' Category

Madalyamı aldım geldim!

Tam ON yıl oldu, madalya veriyoruz gelin alın dediler, gidip aldım. Tam ON yıl önce diplomamı aldım ve o günden sonraki ilk gelişim oldu üniversiteme. Gerçekten dün gibiydi, şaşırmıştım ON yıl olmasına.
Çıkarmasını ve sağlamasını defalarca yaptım. Gerçekten olmuştu o kadar.
Baksana Denizim bile doğmuştu, 5 yıldır benimleydi.
Ve gördüm ki oraya gelen herkes için gerçekten ON yıl olmuştu. Çoluklanmış çocuklanmışlardı.
Oysa biz ON yıl önce çocuktuk, şimdi ise anne baba…
Büyüdüğümüzü kabul edip madalyamızı aldıktan sonra keyifli bir kaç saat geçirdik dostlar, eşleri ve çocuklarıyla.
Bir ON yıl sonra bir madalya daha var, sonraki ON’da bir tane daha, sonrakinde de…
Hadi bu ilk ON yılı  ON yıl büyümüşüz diye hazmettik te sonrakileri ON yıl daha yaşlandık diye hazmetmek kolay olacak mı acaba?
Vallahi benim bu madalyayla ilgili hislerim bunlardan ibaretti. Madalyayı sakladım bir yere, hiç umulmadık bir zamanda karşıma çıktığında bulunduğum yıldan mezuniyet yılımı çıkarıp, sağlamasını da yapıp ne kadar daha yaşlandığımı hesaplayacağım…
Bu da madalya…

7

Heybeliada…

Nihayet bisikletlerle yollardayız… İlk turumuzu Moda-Bostancı-Heybeliada-Kadıköy olarak tamamladık. Çok keyifli zaman geçirdik.

Funda:: denizteyzesi 3…

—Sana teyze diyebilir miyim?…  Sen de sarışınsın!!!

Teyzelerinin sarışın olması itibariyle,  sarışın olanlara hayran olması dolayısı ile ve en önemlisi çocuğu olmaması dolayısı ile hayatında Funda’ya çok özel bir yer verdi. Ona teyzelik teklif etti. Hayırlı olsun…

Başbaşa…

Bu geceleri çok sık yapamıyoruz ama yaptıktan sonra da tadı damağımızda kalıyor. Bu gece başbaşa uyku öncesi iki tek süt attık. Mezemiz balık kraker, hikayemiz bir masaldı…
Umarım bu geceleri bir ömürboyu yaparız ve en az bu geceki kadar zevk alırız... Seni çok seviyorum!

Denizresmi:: Uğurböceği

Kağıt bitmiş!..

—–Kızım kağıda çiziyoruz masaya değiiii aaaaa çok güzel olmuuuuuş…

saç kestirdik!…

En son naminin (namidede) sürpriziyle! kesilip yılsonu balosuna kadar da uzayamayan saçlar çığrından çıkmıştı…
Çok rahatladık çok… Harika oldu hepimiz çok mutluyuz. En çok da nami dede…

Havuz, Didem, Nami, Muku=TATİL

Yoğun ve yorucu! bir okul yılından sonra deniz kuzusu darıcada bir hafta güzel bir tatil yaptı. Çok mutlu  oldu, keyifli, bol açık havalı, özgür bir bir hafta oldu. Bizi hiç aramadı, arada bir gün bizi gördüğünde yüzü asılıp beni götürecekler korkusuyla bizi tanımamazlıktan geldi, yüzümüze bile bakmadı. Tatil için gerekli olan herşey vardı… havuz, didem ve bir dediğini iki etmeyen nami ve mukusu… Daha ne olsun.

Bu yılın ilk buluşması…

Tubik evlendi…

Bütün mesele:
tuba artık suzinin evinde kalmayacak… evlenecek… ve çocuğu olacak!!!
mı ??…
Ya da kendi iç dünyanda başka neler yaşıyorsun?

denizresmi:: kedi

denizin kedileri…

denizresmi:: kelebekler

Bunlar benim kelebeğimin kelebekleri….


denizresmi:: kuzu

Kuzu yapmış!!!

denizresmi:: tocuk

denizresmi:: tavşanlar

Darıcada çizilen tavşanlar…

Benim günüm…

Minikomun eldeki olanaklarla bana hazırladığı çok muhteşem anneler günü hediyesi :) HARİKA…

“ben külkedisi miyim!!!…”

Biraz bunalınca sevgilinin yokluğunu da fırsat bilip erkenden terk ettim ofisi…Küçük alışverişler yapmak istedim kendime gelmek için. Ne yaptım en sevdiğim miniğime iki puzzle, iki şapka, bir huloup aldım. Niçin çünkü onu çok seviyorum… Taktım koluma torbalarımı… doooğru okula… biraz erken alayım da yoğurtçu parkına götüreyim dedim. Niye?.. Çünkü onu çoook seviyorum… Okula giderken yolda gördüğüm erik ağaçlarından minik erikleri cebime doldurdum. Sağ cebimdekiler benim, sol cebimdekiler minişim için. ona büyüklerini ayırdım. Niçin?.. Çünkü onu çok seviyorum…

huloupu gördü çok sevindi… çok mutlu oldum, onu mutlu gördüğümde ben ondan daha mutlu olyuorum. daha diğerlerini görmedi… bir kaç adım sonra huloupuna bakıp aa ama ben bunu değil çizgili olanı istiyordum dedi… Hay allah…  onun daha büyük olduğunu biraz büyüynce de onu alacağımızı söyledim. tamam dedi. fiyuvv! ucuz kurtardım..   Cebimdeki erikleri çıkarttım, yedik yolda giderken elele. Çok mutluyuz ikimizde… Onu çok seviyorum…

 Park ziyareti kısa sürdü çocuklar huloupuna sarkıyor diye.   Eve gelene kadar türlü mızıklamalar, huysuzluklar, beni suçlamalar, aldığım yapbozu çöpe atacak kadar sevmemeler bla bla  bla…. Hala onu seviyorum ama moralim bozuk!

Eve gelir gelmez ohh hemen yemeğimi hazırlayayım. Belki açtır. Yemek  yiyince kendine gelir dedim hemen kolları sıvadım.Bbu sırada içeride yine mızıklanıyor. Nooluyor diye bir kafayı uzattım. oyuncakları dağıtmış bana televizyonu açmam için çemkiriyor. ben de oyuncakları toplamasını sonra açacağımı söyledim. bu sefer de yardım etmem gerektiği mızıltısını yaptı. kararlı davranıp hayır dedim ve onun toplaması gerektiğini, yapabileceğini sakinlikle bütün çemkirişlerine rağmen başardım. O  mızıldamaya devam ederken oyuncakları sepetine attı, bana döndü ve şöyle dedi çemkirdi:  ”Ben külkedisimiyim!!!…”

 Hala onu çok seviyorum ama şoktayım…

Peki ben külkedisi miyim!…

Kedi the “hello kitty”…

Tasarım stüdyomuzda 3 başımıza hep birlikte çalışıyoruz.  Bazen zorlanmalar olsa da artık minik eleman yetişiyor.
İnsanlara  “biz” kafe yapıyoruz dediğini bile duydum. Bu da elemanın son yaptığı işlerden bir tanesi.

….”Hello kitty”….

DSC08431b

Oyunun adı: saklambaç…

Bu sıralarda denizkızımın bizimle oynamak istediği oyun saklambaç.
Daha önce hiç farketmemişim saklambaçın da öğrenilmesi gereken bir oyun olduğunu…
Saymayı bilmeli
“1234…….50″ ,
yummayı öğrenmeli, 
saklanmayı becerebilmeli,
sessiz kalabilmeli saklandığın yerden bağırmamalı “tamaaaam”
vee sobelemeli “sobeee”.
Hepsini öğrendi…

Bunlarda komik kareler…

DSC04263b
” böyle dayanamayıp “off biramdan azıcık yudumlayayım” deyip, eline koluna sahip çıkmazsan yakalanırsın böyle”

DSC04267b
“tamam sen de oraya saklanabilirsin, eğer bücürsen oraya çıkmak için yardımcı eleman da kullanabilirsin, ama elemanı kapıda bırakmamalısın :)

DSC08054b
“devekuşuluk yapmamalı, saklandığın yere dikkat etmelisin ki  bir kısmın dışarıda kalmasın… yoksa bulunursun”

Felekten bir yılbaşı…

Yılbaşı için programımız belli bizim. Mukularda hepbirlikte aile yemeği yedikten sonra denizanası ve babası kaçar. Bu sene daha az duygusalım.  Aman ayrı geçiricem özlerim onu yok. Akıllandım. Onunla geçirdiğim zamanı mümkün olduğunca ona doymaya çalışarak geçiriyorum. Babası da aynı şekilde… Birlikte yeni yıllara da gireceğiz biz, bir çok şeyi birlikte yapacağımız gibi. Şu anda yanıbaşımda uyuyor. Öpüyorum kokluyorum onu… Daha ne olsun.  Yılbaşı gecesi bu gecelerden daha güzel olmayacak onu biliyorum. Sadece bizim için ayrı bir nefes olacak… Belki de felekten bir yılbaşı.
Arkadaşlara gidilecek. oturulup sohbet edilecek gülünüp, eğlenilecek.  Çocuklar arası mücadeleden uzak girilecek yeni yıla. Dilekleri dilemek için fırsat olacak, dilekler içten sürekli dilenecek.

Denizkızım da mukusu ve dedesiyle geçireceği ve orada kalacağı için çok mutlu. Arada bir yokluyor bizi “Oraya da noel baba gelecek di mi?…”

Evet gelecek tabi napalım…