Monthly Archive for Nisan, 2009

Denizminisi ne yapıyor??

Minnie nin topuklu ayakkabılarına özenmiş… Topuklu ayakkabı yapıyor!!!

Manifestodan iki gün sonra:::

imag0693b

Gördümcük anne…

Denizkuzuma “Meraklı Minik” nisan sayısını almıştım ya. 

Okul sonrası dergi aktivitelerini yapmıştık ya…

Hafıza kartları, okumalar, alıştırmalar, kesim işlemleri falan falan… 

Konu çiçekler olunca denize bir çiçek çiziver dedim… o da çizdi. Sapını çiz dedim çizdi. Yapraklarını çiz dedim çizdi…
Sonra başka bir sayfada kaktüsle tanıştı… Kaktüs çiz dedim çizdi… Dikenlerini çiz dedim çizdi…Denizkızım annesini hayran bırakacak şekilde “kaktüs” çizdi.

İşte ben o yüzden buldumcuk değilim, gördümcüğüm…

Anlayabildiğim bir çizimini gördüğümde mutlu oluyorum napiiim!…

dsc03803b

Aktivite:: Meraklı Minik

Artık birlikte olduğumuz zamanları kaliteli geçirmek çok daha kıymetli benim için. Yuvaya başladığından beri daha az şey yapar olduk sanki. Bunun sebebi, yuva dönüşü Denizin benimle birşeyler yapmak istemesine rağmen benim ona yemek yapma telaşına girmem…

Onunla birşeyler yaptığım zaman gece yatağıma yattığımda sanki bütün evi toplamışım, çamaşırları yıkamışım, asmışım… hiç ütü kalmamış, bir haftalık yemek te yapmışım kadar huzurlu ve günümden tatmin olmuş hissediyorum… {rahatsız insan başak}

İşte böyle bir gece… Meraklı minik dergisinin bu ayki sayısı alınmış. Konu bahar vesilesiyle çiçekler olmuş… Dergi okunmuş {mu?}. Akitiviteleri yapılmış {yapılmış}.  Birlikte gülünmüş, eğlenilmiş. Bu sayıdaki hafıza oyunu oynanmış. Eski hafıza kartları da ortaya çıkmış, oynanmış, oynanmamış… Daha ne olsun…

Hiç…

dsc03813bb

PS:{hala dergiyle istediğim derecede ilgilenilmiyor, oyunlar,  yapıştırma, hafıza kartları dışında içeriğine pek konsantre olunamıyor}…

Deniz manifestosu:”ben kendim uyurum”

Acelem var… pazartesi sabahı AERO-MİX im le denizi yuvaya bırakma saati aynı… Denizbabası yok, zonguldaka  gitmek için sabahın erken saatlerinde yola düşmüş… Denizkızımı yuvaya bırakmak da bendenize kalmış…

Ama kuzucuk bir önceki günün yorgunlığundan sabah gözünü açamıyor. Ne yapalım bekliyorum… odaya giriyorum çekmeceleri açıp kapatıyorum. {biraz sesli}
… ı-ıh… horul horul. mışıl mışıl…
öpüyorum, kokluyorum.
… ı-ıh… yine horul horul. mışıl mışıl…

Daha kahvaltısını yaptırıp, giydirip temizleyip okula bırakıcam, sonra spor öncesi ısınma hareketlerimi yuva ile spor salonu arasında koşmak koşuluyla yapıcam. Dersime yetişicem.. mi acaba. derken uyandı…

Çoook tatlı. öpüştük koklaştık oynaştık. O sırada giydirip kahvaltısına oturttum. tabii ki kahvaltı ortası kaka seansına kalktık… {Neyse geç girerim derse.} Bitmiyor kaka, biraz zorlanıyoruz…

Ben içimden konuşmaya devam ederken. Deniz içsözümü kesiyor: “Anne sen bu gece bana kitap oku, odadan çık ben kendim uyurum.”

!!!….!!!…

Yaaani ben AERO-MİX yapmasam ne olur!!! Kızım öyle akıllı ki… Gerisi boş…

Levin bebek ziyareti:

Denizkızımın  3 yıllık hayatında yaşadığı hayalkırıklıklarından biridir yaseminle evrenin bebeğinin olması… Ama bugün o kadar güzel ablalık yaptı ki ona. Onu sevdiğini o kadar çok belli etti ki. Onunla gurur duyuyorum.

Denizkızım oynamadığı iki oyuncağını Levin bebeğe verdi!.. Ve ve veee… Mama sandalyesine oturmasına izin verdi.

Akşam olduğunda günün yorgunluğu ve açlık ve uyku terörleri yüzünden çıkardığı arızada da kim bilir içinde ne tür gelgitler yaşıyordu kuzum… Bir taraftan kıskanıyor çünkü  Levin meleği mama sandalyesinde mama yerken kendisinin nereye oturacağını, aslında o sandalyenin kendisinin mama sandalyesi olduğunu düşünüp ağlıyor ama bir taraftan da levin bebeği sevdiğini söylüyordu…

dsc03796b

Okulda ceza::

Denizi okuldan almaya gittim. Öğretmeni bana birşey anlatmak için ondan önce kapının önüne geldi. Bugün kızımın ceza aldığını söyledi.
Olay şöyle olmuş. Bugün sürekli huysuzluk yapmış, denileni dinlememiş, uyku saatinde uyumamak için elinden geleni yapmış, öğretmeninin gözünün içine bakarak bağıra bağıra şarkılar söylemiş.

-Yıldızlaar yıldızlaaaar laylay looom
{Öğretmeni anlatırken gözümde canlanıverdi. Elleri kolları havada şarkı söylerken… Yapaaar, yapaaar… dedim içimden}

Kadıncağız da çareyi ceza vermekte bulmuş…
Bahçeye çıkamama cezası…
Benim huysuzumda hiç ağlama, karşı çıkma yok. Ben zaten çıkmak istemiyordum deyip oturmuş oturduğu yerde.
Sonra da içeri gelen arkadaşlarına şöyle demiş:
-Ben ettim siz etmeyin, yaramazlık yapıp ceza almayın, bakın ben yaramazlık yaptım dışarı çıkamadım”

!!!…

Meğersem Deniz arada böyle cezalar alırmış, sonra yaptığını anlar özür dilermiş. Bir süre bir arıza çıkarmazmış sonra tekrar yaparmış. …

Öğretmeni dedi ki: “Bugünkü ceza bizi bir süre idare eder”
… !!!! nasıl yani!…

img_0315b