Monthly Archive for Aralık, 2008

:::Gönüller bir olsun:::

Ben yılbaşına israrla seninle birlikte girmek istemiştim. Hani denir ya nasıl girersen öyle devam eder diye. Doğru ya da yanlış ben işimi şansa bırakmak istememiştim. Seninle kucak kucağa girmeyi hayal etmiştim. Bütün yılımız öyle geçsin diye… Ama son dakika golünle bu böyle olmadı. Planımız yılbaşı yemeğini babaannenlerde yedikten sonra her ne yaparsak yapalım birlikte yapmaktı. ::Benim planım::
Tam ne yapalım, kime gidelim,  nasıl geçirelim diye düşünürken sen dedenin bizimle kal davetine evet demedin… Ne mi dedin: “Ben istiyorum ama annem kalma dedi” dedin… Oysa ben sadece evden çıkarken başıma gelicekleri çok da tahmin edemeden tüm iyi niyetimle ” Bugün dedenlerde kalmıyorsun Denizcim o yüzden sana eşya almıyorum. Ben yılbaşına seninle girmek istiyorum”… demiştim… Sen bozdun. Hayal kırıklığına uğramadım desem yalan olur. Bu kadar israrlı kalmak istemen karşısında kimseyi hayal kırıklığına uğratmak istemedim. “Bana ne bana ne sen benimle geleceksin” diye omuz silkmeye utandım. Sonuç olarak ayrı girdik yeni yıla… İkimiz de mutlu, gülerek, eğlenerek… birbirimizi düşünerek… ı-ımm…yani en azından ben seni düşünüyordum.

İşte yılbaşı gecesi:::

dsc06214bb.jpg

dsc06285b.jpg

dsc06304b.jpg

:::Gönüller bir olsun:::  diymi tatlım…

2009; Bunları istiyorum…

dsc01250b.jpg

2009; Üçümüz için Mutluluk istiyorum:
Tüm sevdiklerimiz için sağlık, işler, paralar, başarı, hep bir arada olmak, iyi vakit geçirmek, bol bol gezmek, birbirimizi üzmemek, birbirimizi anlamak. Zamanı yakalamak (çok hızlı geçmeye başladı yetişemiyorum), Denizkızımın tadına vararak büyüdüğünü görmek istiyorum.
Imm sonra kızımın “Annecim acıktım” demesini, yemeğini bitirmesini, “uykum geldi ben yatıyorum” deyip yatağına gitmesini, okuduğumuz kitaptan sonra uyumasını, kitabı okurken de olabilir! İki yaş sendromunun bitmesi ve bir daha başlamamasını, arabada etrafı izleyip arada bir konuşmasını. istiyorum.

dsc01260b.jpg

Ev çizmiş…

dsc03530.jpg

En sevdiği: turşu

dsc03528b.jpg

Denizin en sevdiği yemek nedir??
yok… ama bir dakika, hayır diyemediği birşey var… turşu.

Babaya yardım…

dsc03511b.jpg

Bu görülen, salataya yardım değil… Babaya yardım. İş yetiştirmeye çalışan babanın başına ekşiyerek bilgisayarda oyun oynamak için kandırmaya çalışan çocuğu, babanın başından almak için anne tarafından bulunmuş, uydurulmuş kurtarma operasyonu. Sonuç: başarılı… Baba mutlu, çocuk mutlu, anne huzurlu…

::peki akvaryum?::

Yeni evimizde balıklara bakamıyoruz. Aydınlık akvaryumu yosundan bir prizmaya çevirdi. Biz de akvaryumu ve balıkcanlarımızı tam da o sırada akvaryum kurmak isteyen arkadaşlarımıza vermeye karar verdik… verdik te… deniz?? ne diyeceğiz… Diyeceğiz ki balıkları büyüttük denize arkadaşlarının yanında göndericez. buna dayanamaz. Kakasını tuvalete yollarken de aynı cümleyi kullanmıştım, işe yaramıştı. Ayrıca tabakta kalan son lokmalar için de çoğunlukla söküyor….

O zaman bir hafta müddet… bu bir haftada duruma alıştırma konuşmaları yaptık. Kıvama geldiğini hissettiğimizde de deniz okuldayken organizasyonu yaptık. Akvaryum ve balıklar yeni yuvalarına gittiler… { Denize :P }…

Denizkızım eve geldi. Ben türlü aktiviteler yaptırıyorum, mutlu bir şekilde farketsin diye. Öyle de oldu::

Denizkızım:      Anne balıklar nerde?
Denizanası:       Aşkım söylemiştim ya onlar büyüdüler arkadaşlarının    yanına gönderdik. Denize bıraktık… :D   …
{ Biraz zaman geçti }
Denizkızım:      Anneee peki akvaryum nerde?
:Denizanası:     :∫   … eeee. { hay allah bunu hiç düşünmemiştik! } O da… denizde…

Amigurumi kaplumbağa…

dsc03503b.jpg

kahvaltı…

dsc06116b.jpg

Hala peynir yenmiyor; kahvaltı oldukça zayıf; neyseki yumurta banko; bu aralar bir de kendi sıktığı portakal suyunu içiyor. Ayrıca ilaç alma konusunda oldukça hevesli olmasını kullanarak her sabah bir çorba kaşığı pekmezi yuvarlatmaya çalışıyorum kendilerine.

yanak yanağa…

sen kucağımda yürürken adım atışlarımızdaki hoplamalarda birbirine değen yanaklarımız,
ya da değmesi için ikimizin da çabalaması…
işte bu, tüm okul yolu boyunca seni kucağımda taşısam da tüm yorgunluğumu ve sırt ağrılarımı unutturuyor…

dsc06093b

Peluşlarla hayali oyunlar…

Bir süredir denizkızım yanında mutlaka bir peluşla dışarı çıkıyor, ya da tv izliyor, ya da yemek yiyor, ya da oyun oynuyor.

Onlarla hayali oyunlar oynuyor. Kiminde doktor oluyor onlar hasta. Kiminde de öğretmen oluyor, onlar  tocuk.

dsc03491b.jpg

dsc06081b.jpg

gece hala kalkıyorsun, kaldırıyorsun…

dsc06072b.jpg

Can kızım; bu sabahın bir köründe çekilmiş bir fotoğraf. Bu aralarki alışkanlığın böyle benim sabah olmuş mu olmamış mı anlayamadığım sersemlikte olduğum bir saatte uyanıp bana tv açtırıp, karşısına geçip seyrederken uykuya dalman. Neyseki beni yanında istemiyorsunda ben de sıcacık yatağıma dönüp sabahı getirebiliyorum. Tabii not düşmekte fayda var: hala geceleri en az bir kere kalkıyorsun kaldırıyorsun… Çeşitli sebeplerle… Bazen uyuyana kadar beni yanında tutuyorsun, bazen de benimle, bizim yatağımıza gelip, bizi yatağın iki köşesine atıp, sen ortaya yayılıyorsun.

dsc06075b.jpg

Bayram

Bayramın en sevdiğim yanı sadece birkaç saatliğine de olsa tüm büyüklerimi ve kuzenlerimi aynı anda bir arada görebilmek. Bir dahaki bayramda tam kadro bir fotoğraf alacağım.

imag0153b.jpg

-Barbie ve Steffi Anaokulu Öğretmeni-

Her ne kadar Barbie ve türevi bebeklere ve üzerinde bulundukları her türlü nesnelere ana ve baba olarak ezelden beri gıcık olsak ta, hediye gelmesi sebebiyle evimize iki adet girmiş bulunmaktalar. Hem de bebekleriyle birlikte… Neyseki bizimkisi pek bir farkında değil. Bir keresinde babasının durup dururken “barbie kötüdür” deme gafletinden sonra barbili diş macunu isteyerek marketi başımıza yıkması ve yaşlı bir teyzenin gelerek “kötü baba!.. barbie iyidir” diyerek olayı bir miktar daha zorlaştırması hadisesi haricinde pek bu tür bebeklerden ve içeriğinde barbie olan şeylerden istemedi kızcağızım. Bir iki aydır oyuncaklarla oynamayı öğrenen denizkızım bu hediye gelen bebeklerle de zaman geçirmeye başladı. Bu da birlikte oynadığımız bir tanesi… Oyunumuzun adı -Barbie ve Steffi Anaokulu Öğretmeni-… 

barbisteffioyun.jpg

Hastalık…

Bu gece kulak ağrısı yüzünden bebeklik gecelerini yad ettik. Bol bol omzumuzda uyuttuk. yorulup oturduğumuz anda hemen uyanıp ağlamaya başladığın için sürekli evi turladık. tıpkı eski günlerdeki gibi. yani korkunç bir geceydi. Sabaha doğru da kendimizi acilde bulduk. Ağrı kesici iğne sayesinde ağrının geçmesiyle hepimiz sevgili yataklarımıza kavuştuk. Bu bayram biri bitip diğeri başlayan okul hastalığının geçmesi adına sen, arkadaşların ve öğretmenin için oldukça faydalı olacak…

dsc06090b.jpg

Bu pırtı ben yapmadım!!

dsc03422b.jpg

Herşey normaldir. Denizkızımın suratı bir anda şaşkınlaşır. Bulunduğu koordinatlarından bir miktar uzaklaşır. Havayı koklar… “sınıf, sınıf”… Ve “Bu pırtı ben yapmadım” der. Biz de artık doğal bir şekilde Deniz burnun uzadı pinokyo oldun deriz. Bu hep böyle devam eder… En azından bir süredir böyle devam ediyor. Ha bir keresinde de dedesi ve babaannesine “Siz yabancı değilsiniz” demişliği de vardır.

Bu bir güzellik…

dsc03466b.jpg

Aman da aman bu gün bir güzel uyandı, bir güzel uyandı. Bir mutlu, bir pozitif, bir sendromsuz :) tü tü tü zarar değmesin…

Bugün denizi okula babası götürdü. Ama mahallelinin zannettiği gibi babası giydirmedi. Kendisi giyindi. Babası sadece annesi gibi mücadele etmedi.

Durum şöyleydi:

imag0099b.jpg

Boynuz kulağı geçti…

bugün grip aşısının  ikincisini vurulmaya gittik cankızımla. Doktora gittiğimizde ben hiç konuşamıyorum denizkızım herşeyi anlatıyor, hatta hatta fazlasını bile anlatıyor!
Sonunda  sevgili doktorumuz Alper Bey beklenen soruyu sordu:
senin bu gevezeliğin kime çekmiş :)
Denizkızım da cevap veriyor:
babama!
ben de hemen kocamı savunuyorum:
yok ama boynuz kulağı geçti… 8]

1,2,3….9,10 : 1,2,3…

imag0091b.jpg

Babası farkediyor; kızımız yazı yazıyor: çok komik geliyor, merak ediyoruz ne yazıyor acaba??… yanına yaklaşıyoruz… içinden konuşuyor: 1,2,3….9,10 : 1,2,3…
hemen soruyorum…
:kızım ne yazıyorsun?..
cevap veriyor…
:Rakamları yazıyorum.

Renkleri oldukça erken öğrenmene rağmen sayıları öğretme çabamda beni pes ettirmiştin. Sana birşey öğretmeye çalıştığımı farketmenin de öğrenmemen konusunda etkili olduğunu biliyorum. Sayılarla aranın iyi olmadığını düşünerek aldığım kitaplar ve oyuncakların üstüne su içmiştim. Ki 10 a kadar saymayı 7 yi ve 5 i unutmadan saymayı sana öğrettikleri için konu gelmişken öğretmenine ve okuluna teşekkürü bir borç biliyorum. Sanırım iki aydır sayıyorsun!

imag0092b.jpg