Bebekliğinden beri yaşadığımız arabaya binme kabusları yavaş yavaş Denizkızımın araba tutmasıyla başetmeyi öğrenmesiyle azalıyor sanki. Eskisi gibi arabaya binerken yaşadığımız kokuyooo, binmiiicem naraları bu aralar yok. Dahası arabaya bindiğimizde de bir sessizlik hakim olabiliyor zaman zaman. Hemen kendisini uyutmaya çalışıyor. Çok büyük bir aşama. Çünkü bu iş böyle… Araba tutuyorsa, konuşmayacaksın, sağına soluna bakmayacaksın, uyuyacaksın! Deniz bu […]
Ağustos, 2008 için Arşiv
Bu iki bücür hakkaten kankalar. Denizkızım Didem söz konusu olduğunda Yaşının gereklerini yapmayıp, kendisine ne alınırsa Dideme de alınması konusunda hiç de alışık olmadığımız, kendisinden beklenmeyen ısrarlarda bulunuyor. İlginç.
Birbirlerini gerçekten özlediklerinin resmidir:
Bugün Denizkızımla hiç beklemediğim bir anda okula gitmeden önce aramızda şu diyalog geçti:
Denizkızım: Anne… ben alıştım artık sen gidebilirsin. Sonra gelip beni alırsın…
Denizanası: … !!!… Hımm peki (Yaşasıııııın)
Yani bugün okuldaki ilk yalnız günü oldu. Benimde uzun süredir Denizsiz geçen ilk saatlerim. Olay hiç beklenmedik ani bir olay olduğu için ben pek hazırlıksız yakalandım. Günümü onu mu yapsam […]
Bebek şeef, bebek şef eğlenceli ve lezzetli…
Soğanları kavurmaktan bir adım daha ilerledik. Domatesini koyduk, nohut ekledik, semizotunu koyduk, pirincini ekledik… Semizotu yaptık. Evet tuzunu unuttuk
Çok mutlu oluyorum benim anlayabileceğim basitlikte çizdiğin zaman…
Mutlaka çizdiklerini birşeylere benzetiyorsun. Bu sefer de balığa benzetip önce kuyruğunu ve gözlerini yapmakla başladı herşey! Sonra deniz, güneş, bulutlar…
Okulumuzu değiştirdik. “Öbür okula alışmışken bu nereden çıktı?” değil işte. Bu aslında en başından beri planlı, düşünülmüş bir durumdu. Denizkızım sabah okula gideceğiz deyince eski okuluna gitmek istediğini öğretmenini çok özlediğini söyledi ve mızırdanmaya başladı ama yeni okula gittikten sonra tahmin ettiğim gibi hemen alışıverdi ortama. Çünkü fiziksel şartları çok daha iyi, e öğretmeni en […]
Bendeniz denizanası (bunu denizin anası olarak kullanıyorum hep) için tatil olmadığından tatil diyemiyorum bu ev dışı ziyaretlere. Değişiklik bunlar… Evet değişiklik… Tabii huy-suy değişikliği, adaptasyon zorlukları, bunların aşılmaya çalışılması vee benim sürekli sınandığım hissine kapılmam düşünülürse bu kadar çok ve sık olması sınırlarımı zorlamadı değil! Ama fedakarlık işte… Ben de fedakarlık istiyorum dolayısıyla. Denizin sürekli -rüyasında bile- dediği gibi […]
Bu aralar pamuk prensesin üvey kardeşinin cam ayakkabıyı şişko ayağına giymek istemesi gibi denizkızım da geçen sene aldığım ama hiç giymediği küçülen flipfloplarını şişko ayaklarına şimdi giymek istiyor ve giyiyor. Sonra da ayağı acıyınca çıkarıyormak zorunda kalıyoruz. Yanımda bir çift ayakkabı taşımak zorunda kalıyorum tabiiki. Görüntü ise şöyle…

Son Yorumlar