Monthly Archive for Ağustos, 2008

Öğreniyor…

Bebekliğinden beri yaşadığımız arabaya binme kabusları yavaş yavaş Denizkızımın araba tutmasıyla başetmeyi öğrenmesiyle azalıyor sanki. Eskisi gibi arabaya binerken yaşadığımız kokuyooo, binmiiicem naraları bu aralar yok. Dahası arabaya bindiğimizde de bir sessizlik hakim olabiliyor zaman zaman. Hemen kendisini uyutmaya çalışıyor. Çok büyük bir aşama. Çünkü bu iş böyle… Araba tutuyorsa, konuşmayacaksın, sağına soluna bakmayacaksın, uyuyacaksın! Deniz bu kendisi için çok zor durumu başarıyor galiba. Öğreniyor…

dsc05716b.jpg

Denizkızımın kankası:DİDEM:

Bu iki bücür hakkaten kankalar. Denizkızım Didem söz konusu olduğunda Yaşının gereklerini yapmayıp, kendisine ne alınırsa Dideme de alınması konusunda hiç de alışık olmadığımız, kendisinden beklenmeyen ısrarlarda bulunuyor. İlginç.

Birbirlerini gerçekten özlediklerinin resmidir:
dsc05714b.jpg

Ben alıştım sen git!..

dsc05742b.jpg

Bugün Denizkızımla hiç beklemediğim bir anda okula gitmeden önce aramızda şu diyalog geçti:

Denizkızım: Anne… ben alıştım artık sen gidebilirsin. Sonra gelip beni alırsın…
Denizanası:  … !!!… Hımm peki (Yaşasıııııın)

Yani bugün okuldaki ilk yalnız günü oldu. Benimde uzun süredir Denizsiz geçen ilk saatlerim. Olay hiç beklenmedik ani bir olay olduğu için ben pek hazırlıksız yakalandım. Günümü onu mu yapsam bunu mu yapsam diye düşünürek hiç birşey yapamamakla geçirdim.  Ama olsun :) bu şekilde hiçbirşey yapamamak da güzel…

Bebek şeef, bebek şef yemek yapmak çok zevkli.

Bebek şeef, bebek şef eğlenceli ve lezzetli…

Soğanları kavurmaktan bir adım daha ilerledik. Domatesini koyduk, nohut ekledik, semizotunu koyduk, pirincini ekledik… Semizotu yaptık. Evet tuzunu unuttuk :)

dsc05663b.jpg

dsc05662b.jpg

dsc05667b.jpg

Olimpiyat stadı: Eses-büyükşehir belediye: 0-0

dsc05601b.jpg

dsc05587b.jpg

Denizresmi:

dsc05554b.jpgdsc05554b.jpg

Balık: deniz: güneş: bulut:

Çok mutlu oluyorum benim anlayabileceğim basitlikte çizdiğin zaman…
Mutlaka çizdiklerini birşeylere benzetiyorsun. Bu sefer de balığa benzetip önce kuyruğunu ve gözlerini yapmakla başladı herşey! Sonra deniz, güneş, bulutlar…

dsc03278bb.jpg

Bugün yeni okulumuzun ilk günüydü!!

Okulumuzu değiştirdik. “Öbür okula alışmışken bu nereden çıktı?” değil işte. Bu aslında en başından beri planlı, düşünülmüş bir durumdu. Denizkızım sabah okula gideceğiz deyince eski okuluna gitmek istediğini öğretmenini çok özlediğini söyledi ve mızırdanmaya başladı ama yeni okula gittikten sonra tahmin ettiğim gibi hemen alışıverdi ortama. Çünkü fiziksel şartları çok daha iyi, e öğretmeni en az eski öğretmeni kadar iyi, e bide annesi de yanında… daha ne olsun. evet anne yanında. alışana kadar anne çocukla birlikte. ağlatarak zorla kabul ettirme yok. Okul çıkışı zorla geldik eve. İçim şimdilik çok rahat. Bir de benim özgür kalacağım zamanlar(gün değil zaman!) gelse… topu topu haftada 3 gün öğlene kadar… İndirim günleri bitmeden azad edilirmiyim acaba? Jülide öğretmenim?…

dsc05541b.jpg

Erkan dede ziyareti dönüşü…

Bendeniz denizanası (bunu denizin anası olarak kullanıyorum hep) için tatil olmadığından tatil diyemiyorum bu ev dışı ziyaretlere. Değişiklik bunlar… Evet değişiklik… Tabii huy-suy değişikliği, adaptasyon zorlukları, bunların aşılmaya çalışılması vee benim sürekli sınandığım hissine kapılmam düşünülürse bu kadar çok ve sık olması sınırlarımı zorlamadı değil! Ama fedakarlık işte… Ben de fedakarlık istiyorum dolayısıyla. Denizin sürekli -rüyasında bile- dediği gibi istemiyoruuuuum, olmasııııııın…

Neyse yorgunum da o yüzden… Değişiklik dönüşü ev temizledim, topladım. Biraz eli yüzü açıldı ama tam toplanmadı toplanmaz. Bu yaramaz nunu Deniz arkamdan toparladığım dağınıklıkları geri püskürtünce…yok toplanmaz… Ayrıca yerlere futbol sahası kağuçuğu dökülürse de olmaz!

 Ama yine de istemiyoruuuum olmasıııııın, yerler futbol sahası kağuçuğu olmasıııııın!

Yorgunum, sabırsızım, huysuzum…

dsc05524b.jpg

Parmak arası

Bu aralar pamuk prensesin üvey kardeşinin cam ayakkabıyı şişko ayağına giymek istemesi gibi denizkızım da geçen sene aldığım ama hiç giymediği küçülen flipfloplarını  şişko ayaklarına şimdi  giymek istiyor ve giyiyor. Sonra da ayağı acıyınca çıkarıyormak zorunda kalıyoruz. Yanımda bir çift ayakkabı taşımak zorunda kalıyorum tabiiki. Görüntü ise şöyle…

dsc05522b.jpg

Denizotobüsü: Yeşilköy: Burcuşko: Işık…

Bugün Denzikızımla ilk defa iki başımıza toplu taşımaya bindik. Birlikte deniz otobüsüyle Burcuşko ve ışık bebeğe gittik. Orda Özlem ve lokumu Mey ayrıca da Gülname ve ilk defa görüdüğümüz bebeği Melis vardı. Analı çocuklu bir gün geçirdik. Bol bebek muhabbetli bir gündü…

dsc05031b.jpg

iZMİR: HİKEA:TOP HAVUZU

İzmir’deki İKEA’da yalvar yakar top havuzu için 10 dk kopardık!..

dsc05425b.jpg

dsc05414b.jpg

Adı “kaşar” olsun!..

dsc05398b.jpg

Denizkızım oyuncaklarına ve hayvanlara isim koyarken değişik isimler buluyor. Bu da çok değişik ve komik oldu gerçekten. “Kaşar”…

Oje süremiyorum!

Seninle birlikte oje süremiyorum! Sana da sürmemi istiyorsun, çok israr ediyorsun, hatta kendin sürmek istiyorsun, hatta hatta benimkileri de sen sürmek istiyorsun!… Sensizken de süremiyorum! Hemen farkediyosun ve sana da sürmemi istiyorsun, öyle israr ediyorsun ki tehdit etmeyi falan bilsen neredeyse onu bile yapacaksın.

Ya 40 parmak oje sürmeyi göze alıcam ya da oje sürmicem!…

dsc05339b.jpg