Bu da benim uğraşıp yaptığım salıncak. İnatçıyım işte… Bakalım buna binecek misin?..
Temmuz, 2008 için Arşiv
Fikiranası benim, zanaatçı ise babacığım.
Yalnız bizimkisi birazcık tedirgin oldu, sevmedi bizim salıncağı. Oysa benim ne hayallerim vardı. Her öğlen kolaycacık orada uyutmak gibi…
Minik bücürüm hala bücür olduğunun farkında değil… Ebu’nun boyunu çok ciddi bir şekilde ölçüyor. Ve kendisinden kısa çıkarıyor.
“Dur ben sana göstereyim… İşte böyle.” (Denizkızımın çok kullandığı meşhur kalıplardan biridir)
Sanırım yanındaki minik ablayı izleyerek öğrendi.
Denizkızımın toplamak için can attığım sürekli uğruna toklar aldığım saçları gitti… Kestik yine onları. Nami dedesi bu yaz sıcağında toplanmayan saçlarından çok bunalmış olmalı ki denizkızımın kanına girdi ve denizkızım kendisi gelip benden saçlarını kesmemi istedi. ben de peki dedim. İlk başarısız makas darbesini ben vurdum. Sonra ki başarılı darbeler dedeye ait.
Son Yorumlar