Bu aralar taktık, takılıyoruz ailecek… Nereye?.. Baylan’a… Yaş pastaları ayrı, profiterolü ayrı, limonatası ayrı, Kup griyesi apayrı muhteşem. Allah başımızdan eksik etmesin Baylan Pastanesini.
Monthly Archive for Mayıs, 2008
Ben Denizbabası. Bu da benim bu blogda ilk yazım. Aslında Denizanasına çok önce böyle bir yazı yazmasını rica etmiştim ama baktım ki hala yazı yok iş bana düştü. Blogu takip edenler benim ve kızımın ESES sevdalısı olduğumuzu bilirler. ESES im süper lige çıkacak son takımın belli olacağı play-off maçları için İstanbul’daydı. Tabiki ben de. Önce penaltılara giden maç sonucu Diyarbakır’ı eledik, ardındanda finalde Bolu’yu 2-0 la geçtik. 12 yıllık süper lig hasretine son veren ESES bizleri mutluluğa boğdu. Maçların geç başlaması yüzünden Denizkızımı götürmeme Denizanasından müsade çıkmadı. Ama kızım herşeyin farkında. Ertesi sabah Kemal’de kahvaltı yaparken ben yanında olmadığım halde masadakilere “Biz şampiyon olduk” “Şampiyon ESES” demiş. O, bu alemin en tatlı ESES lisi.
Oldum olası kendilerini mıncıklamayı sevdiğim kadar sevemedim playdoh ların kokusunu…Denizbabası küçüklüğünde annesinin onlara oyun hamurları yaptığını söylemişti. Ben de niyet ettim… çeşitli kaynaklardan oyun hamuru tarifleri buldum. Azmettim moda’daki tüm baharatçıları gezdim… Kolay olmadı ama sonunda KEFEKİ kremasını da aldım… Hamurumu yaptıııııııııım… Çok güzel oldu. Aynı playdoh kıvamında, kokusuz ve daha dayanıklı. Tek sorun hala denizkızımın hamurları ufalaması ve ortalığa dökmekten çekinmemesi ve hatta hatta toplamaması…

Bugün Denizkızım okula gitmek isteyince Ben de öğleden önce götürdüm yuvaya. Bugün daha iyiydi ağlamamış sadece arada sızlanmış, öğle yemeğini yememiş ama bisküvi ve elmasını yemiş. Bir de resim yapmış. Annesi bunu deniz yapmış diye elime tutuşturdular. Evdekilerden farkı tek renk oluşu… Kimbilir neler çizdin. Ne kaş gözler, ne saçlar, ne kuşlar böcekler… Alay etmiyorum can kızım. Evde yaparken çizdiklerini anlatıyorsun, bu çizimin yanında olmadığım için ne çizdiğini bilmiyorum!.. Yuvada yapılan ilk faaliyetin olması açısından belgeliyorum
Çıktıktan sonra Denizsiz hayata daha adapte olamayan ben evde bunaldığım için koşarak aldığım denizkızımı parka götürdüm… Alışkanlık işte. Ben de parksız yapamıyorum!..
Dün okula 13 30 da gitmiştik ve ben orada beklemiştim denizkızımız alışsın diye. Performansı çok iyi olunca bugün için tam gün yemekli deneyelim dedik öğretmeniyle ama can kızım öğle yemeği zamanı beni aramış. Ben gittiğimde “Beni neden bıraktıııın?” diye ağlıyordu. Neyse bir süre yarım gün gitmeye karar verdik. Alışacağız… Kararlıyız.
Bugün Denizkızım yarı zamanlı okula başladı. Şimdilik hiç sıkıntı çekmedi, hatta çok sevdi. İçeride top havuzu da var. “Beni top havuzuna sokuyoolaa” diyor artık. Haftada 3 gün 11-17 arası okula gidecek. İnşallah ikimiz de durumdan memnun kalırız…
Uzuuun bir süre Denizkızım parkta kaydıraktan kaymayıp, salıncağa binmeyip uzaktan seyrederek zaman geçirdiği için artık bu parktan sıkıldığını düşünüp üzülüyordum. Çünkü bu park bizim kolaylıkla gidebildiğimiz tek güzel parktı. Her ne kadar kum olmasını uygun bulmasamda seviyorum bu parkı. Her neyse Denizkızım eskisi gibi parkta yine canlandı. Hem de nasıl…













Son Yorumlar