Bu zamana kadar ne parmak boyası ne de suluboyaya sulanmıştık. Çünkü malum bu gibi faaliyetler miniklere yalnız yaptırılırsa onlar için çok daha eğlenceli olabileceği için annelerle birlikte yapılması gereken faaliyetler. Niyet ettiğim zamanlarda kafamın sol köşesinde beliren şeytancığım sürekli suluboya isteyen denizkızım kılığına bürünürdü, ben de her seferinde yaptırmaktan vazgeçerdim. Ama bu sefer sağ tarafımdaki meleğim çok güzel bir denizkızım kılığına bürününce, tanıştırmak istedim onları. Çok seveceğini biliyordum, öyle de oldu. Parmak boyasını daha da çok seveceğine eminim…
Arşivler
- Temmuz 2010 (3)
- Haziran 2010 (12)
- Mayıs 2010 (1)
- Nisan 2010 (1)
- Mart 2010 (1)
- Şubat 2010 (1)
- Aralık 2009 (2)
- Kasım 2009 (1)
- Ekim 2009 (2)
- Temmuz 2009 (1)
- Haziran 2009 (8)
- Nisan 2009 (7)
- Mart 2009 (17)
- Şubat 2009 (5)
- Ocak 2009 (17)
- Aralık 2008 (19)
- Kasım 2008 (17)
- Ekim 2008 (9)
- Eylül 2008 (11)
- Ağustos 2008 (14)
- Temmuz 2008 (6)
- Haziran 2008 (8)
- Mayıs 2008 (11)
- Nisan 2008 (15)
- Mart 2008 (15)
- Şubat 2008 (16)
- Ocak 2008 (9)
- Aralık 2007 (14)
- Kasım 2007 (15)
- Ekim 2007 (20)
- Eylül 2007 (16)
- Ağustos 2007 (24)
- Temmuz 2007 (16)
- Haziran 2007 (24)
- Mayıs 2007 (7)
- Nisan 2007 (1)
- Mart 2007 (1)
- Ocak 2007 (1)
- Kasım 2006 (1)
- Nisan 2006 (1)

0 Response to “Suluboyayla sulu dakikalar…”