Monthly Archive for Mart, 2008

uyku. biraz uykuu uuuuu. bütün isteğim buydu….

dsc03069b.jpg

Uyku hep bizim için problem oldu. öğle uykusu da gece uykusu da… Daha doğrusu uykuya dalma. uyudun mu bir kere gerisi çok güzel. Uyutabilmek için çektiğim sıkıntıyı ve siniri hep seni uyurken bir müddet izleyip, güzelliğine dayanamayıp fotoğraflayarak attım. Bu da onlardan en sonuncusu… Emziği bıraktığımızdan beri bu üçüncü öğle uykun. Ben öğle uykusunu aslında literatürümden çıkardım, bu durumun nasıl olduğunu bilmiyorum. Uykun geldi Deniz birazcık arabanda dinlenir misin dedim, biraz itip kaktım arabayı… uyudun!

Bayıldım minik ojeli tırnaklarına!…

Hep gıcık olmuşumdur minik tırnaklara sürülen ojelere. İnsan başına gelince anlıyor. O kadar çok hayır denecek şey var ki bunun gibilere hayır dersen diğer hayırları kabul ettirmekte zorlanıyorsun. Bir de kendi ojeni sürebilmek ve kurutabilmek için önce onun gazını almak gerekiyor. Neyse o kadar da kötü birşey değilmiş aslında çok komik oldu. Zaten bayılıyorum onun babasınınkilere benzeyen kısa minik tırnaklarına. Ojeli hallerini de çok sevdim.Napiim yani o benim minik tırnaklı minik kızım… Herşeyine, heryerine, herhaliyle aşığım!…

be.jpg

dsc03355be.jpg

İyiki doğdun İpek!..

dsc03380bi.jpg

Bugün İpeğin 2. yaş doğumgününü kutladık. Denizkızımla aralarında tamı tamına 5 ay var. Yakında çok yakın iki arkadaş olacaklar. Annesiyle ben gibi…

Ponyler şirin ama kokuyorlar…

Bugün meydanın tam ortasında kurulan binicilik platformunu görmeye gittik. Daha doğrusu görmeye ve bindirmeye… Denizbabası kızını ponylerin üzerinde binicilik kıyafetiyle görmeye çok istekliydi. ponylere binme yaşının en az 3 olması onu yıldırmadı kızının yaşını büyük söyleyerek klüptekileri bindirmeye ikna etti ama… Denizkızını ikna edemedi… Çünkü Denizkızı o minik, şirin poniciklerin kokusunu beğenmedi. Ne zaman farkedicek diye düşünürken beklenen cümleyi söyledi: Üff ne kokuyoo? beğenmediimm… Denizkızımızın burnu inanılmaz hassas. Bizim duyduğumuz duymadığımız türlü türlü kokuları alıp genelde bunları beğenmiyor. Hatta insanlara sen git kokuyosun bile diyebiliyor. Çocuk işte!…

dsc00007b.jpg

Bugün bundan sonraki kurabiye günlerinin ilk günü…

dsc03055b.jpg

Türlü yedirme çabalarımdan bir tür…

Yine türlü yedirme çabalarımdan bir tür. Yemeğini bitirmekte oldukça isteksiz gözüken Denzikızımın ilkönce yüzünün güldürülüp yemek fikrinin unutturulması lazım. Elimdeki kedilerle kurulan muhabbetten sonra kedinin “yemeğini ye” israrına karşı koyamaz. 

dsc03039b.jpg

Kuşlar bugün de jelibon getirdi.

jelibon.jpg 

Bugün kuşlar yine jelibon getirdi. Denizkızım gelen jelibon kolalı olduğu için beğenmedi. Renkli olan ayılılardan istiyormuş. Anlaştık, bir sonraki sefere ben kuşlara söyliyeceğim ayıcıklı jelibon getirecekler!!!

Kafam karıştı ben mi o mu…

Bugün emziği bırakalı tamı tamına 6 gün olmuş. Depresif durumlar azalarak devam etmekte! Denizkızım o günden beri ilk defa öğle uykusu uyudu. Ona eğer uyursa meleklerin.. jelibon getireceğini söyledim sonra yok yok melek ne bilsin diyip periler… dedim sonra onu da bilemeyeceğini düşünürken  şeyler getirecek derken… denizkızım kuşlar dedi!!!. aaah evet kuşlar eğer uyursan uyandığında sana jelibon getirecekler dedim. Uyumadan önce getirmeleri üzerine denemeler yaptıktan sonra nihayetinde uyudu. Az uyudu ama olsun uyudu ve anneee jelibon diyerek uyandı. Ben de kuşların getirdiği jelibonları getirip verdim. Kendileri bir güzel yedikten sonra bu jelibonların devamını “başka jelibonlar nerde?” diyerek sordu. ben  bir kaç saniye acaba gerçekten kuşların getirdiğine mi inandı yoksa jelibonları yiyebilmek için beni kendisinin inanığına mı inandırdı diye düşünürken kendime gelip yine salağa yattım ve kuşların bir tane getirdiğini söyledim. Hala ne olduğunu çözemedim. Hani ben mi salağa yatıyorum acaba.. O mu! muammalı bir durum.

Konuşturma…

Bu bir yöntem. Denenmiş, işe yararlığı kanıtlanmış bir yöntem. Sanki işe yaramazmış gibi gelen ama benim işime çok yarayan bir yöntem.  Oyuncaklarını konuşturmak. Hatta hatta ayakkabısını konuşturmak, bezini konuşturmak. Deniz bayılıyor nesnelerin onunla konuşmasına. Bir de yönlendirir beni şöyle desin böyle desin diye. Ben de yaptırmak istediklerimi bu sayede çok yaptırmışımdır. Bakalım ne zamana kadar işe yarayacak bu yöntem.

kukla1.jpg

Eyvah! Kızım büyüdü…

Bu minik kıyafet seçmeye başladı. Bugün kilotlu çorabındaki penguenler gözükmeyecek diye etek giydirmekte oldukça zorlandım. İkna etmem oldukça zamanımı aldı. Eyvah eyvah!…

dsc03339bbb.jpg

Pazar maçında…

Bu pazar uzun süredir planlanan Denizbabasının hayalini gerçekleştirdik. Haftalık pazar günü maçına havanın da pek bir güzel olması sayesinde hepbirlikte gittik… Tabii ki bu iki kişilik bir atraksiyon gördüğünüz gibi… Denizanası kamera arkasında…

eses1.jpg

eses2.jpg

eses3.jpg

IŞIK doğdu!…

Tanıdığım en cesur ve inatçı yeni nesil annelerden Burcuşko sabaha karşı, epiduralsiz normal doğumla bebeğini dünyaya getirdi. Işık bebeğimiz hoşgeldi. Onu çok seviyoruz…

isikbebek.jpg

Baybay memeee!…

Denizkızıma arada bir gelen “ben büyüdüm abla oldum okula gidicem memeyi atcam” motivasyonunu bugüne kadar kaçırmıştım. Ama bu sefer havanın da güzel olmasıyla Denizkızımı memeleri toplayıp denize atma konusunda yüreklendirdim. Canım miniğim bu motivasyon ve hevesini Tüm memelerini toplayıp denize fırlatma konusunda da oldukça iyi gösterdi. Taaa ki… eve döndüğümüzde uyku vakti gelinceye kadar!… Neye uğradığına şaşırdı! Vurulmuşa döndü! Hatasını anladı! Ama iş işten geçmişti! Bu onun ilk hayal kırıklığı mıydı acaba?
Bakalım ilerleyen günler ne gösterecek biz basaklara?… Bu arada canım kızım herşey senin iyiliğin için…

imag0211bbb.jpg

Stencil::

Eskişehirsporu sevmiyorum hemde hiç, ama denizbabasını çok seviyorum.

dsc03297bb.jpg

Buradan deşifre ediyorum, Moda caddesi üzerindeki Moda Kız Lisesinin duvarındaki Stencil Denizbabasına ait. 

Bebekliğimi aç, bebekliğimi aç…

Hiç geçmiyecekmiş gibi geliyor ama okuduklarım geçicek geçicek diyor. nedir bu geçecek olan?.. Denizkızımın 2-3 yaş sendromları. Aslında onun sendromu mu, bizim mi?… üzerinde düşünmem gerek….
Denizbabasının ifadesine bakılırsa bu sanki daha fazla bizim sendromumuz gibi.

dsc00018b.jpg
Denizbabası bilgisayar başına oturur oturmaz denizkızı “bebekliğimi aç bebekliğimi aç”, ”doktoru aç”, ”şemşiye abla napıyoy” diyerek babasının kucağına kuruluyor