Monthly Archive for Şubat, 2008

Koşuyolu Parkı:..

dsc03180bb.jpg

Nezoşun kahvaltısı…

Özgeciğimizin apandistinin yüzünden kızlar kahvaltısı bu sefer nezoşta oldu. Pek de süper oldu.

dsc03157b.jpg

28 aylık “little angel”ım benim

dsc00008b.jpg 

Bu aralar elmoyu değil de bebekliğini izlemek için günde bilmem kaçıncı kereler videoyu açtırıyor.  Ve Ayşegülün “bisiklet kazası” kitabı en favori kitabı. Doktorların resimlerinin olduğu sayfayı defalarca anlattırıyor. Ambulans sesine inanılmaz duyarlı. Kitap hala okuyamıyoruz. Konsantre olamıyor hemen bölüp birşeyler soruyor, konuyu değiştirme konusunda çok iyi. Ben ona kızarken bana öyle birşey söylüyor ki “ee havalar da bu aralar ne kötü değil mi?..” edasında ve kel alakalığında. Olumsuz -me -ma lı kelimeleri çok kullanıyor, hatta sırf öyle konuşuyor.

Anne nereye gidiyon?
Mutfağa, yemek yicem.
Yemeeee
Ama acıktım.
Acıkmaaa
!…… peki……
Anne napıyon?
Oyuncaklarını topluyorum.
Toplamaaaaa
Peki toplamıyım (diyip topluyorum tabiiiki)… Deniz parka gidelim mi????
Gitmiyeliiiim……(surat değişir!?!)
İstemiyo musun?
İstiyom. :)

(bu arada bu istiyom gidiyon yapıyom fiilleri yazım hatası değil, denizkızım gerçekten de böyle konuşuyor)

Emeği geçen herkese teşekkürler!..

Denizkızımın yaşıtları ve kendisinden küçük olanlar hariç herkes potansiyel arkadaşıdır. Bu kadar çok koskocaman insanı nasıl oluyorda oyununa davet ediyor ve onlarla uzuuunca (onlar yorgun argın bayılana kadar) bir süre bu oyunlara devam ediyor… anlayamıyorum. Emeği geçen herkese teşekkürler!..

oyun.jpg

En sevdiği kitap::Ayşegül::Bisiklet Kazası

dsc03066b.jpg

Benim çok beğenerek aldığım onca kitap içerisinde en sevdiği ve en uzun süre okunmasına dayanabildiği kitap Ayşegül’ün bisiklet kazası sayısı. Kitaplarla aramız sessiz ve hareketsiz  bir süre durmayı başamadığımız için pek iyi değil. Ben denizkızımı kucağıma alıp, kafasını gıdımın altına yerleştirip,  seçtiğimiz kitapları resimlerine birlikte bakarak ona okuyabileceğim zamanı iple çekiyorum…

Yüz bin baloncuk yaptım… kikirik…

baloncuk2.jpg

Park mevsimi açıldı mı ne…

Park cıvıl cıvıldı bu  hafta. Bizim gibi tüm çocuklar güneşi görür görmez soluğu burada almışlardı. Bir haftalık yoğun soğuk hava ve kar yağışının ardından bahar gibi bir hava evde kalan bizlere nasıl iyi geldi anlatamam. Sabah kalkar kalkmaz gördüğümüz gün ışığının verdiği motivasyonla çabucak bitirilen rutin sabah ev mesaisinin ardından soluğu parkta aldık bu bir hafta. Mevsim normallerini yaşayamama, küresel ısınma  gibi anneleri ilgilendirmeyen konuları çok didiklemeden, arada bunları fısıldayan içsese “gel sana bir simit çay ısmarlıyayım” diyip kandırarak… Ohh bee baharın tadı bir başka, özlemişim. Denizkızım da çok özledi biliyorum.

dsc03138d.jpg

Bir kaç küçük çizik :)

Denizkızım haftasonu minik ve şirin misafirimiz Aras tarafından böyle çizilince, artık yanına yaklaşan herkesin elindekini alacağını zannedip gitsiiin, almasııııın, gelmesiiiin diye bağırıyor.

dsc02865b.jpg

Başaklardan kar manzaraları!…

dsc03106b.jpg

dsc03091b.jpgdsc03109b.jpg

dsc03100b.jpg

Bu da bizim kardanadamımız…

Ukraynadan gelen soğuk hava dalgası bir anda buraları soğuk hava ve kara boğdu. Dün öğleden sonra başlayan kar yağışı bugün de durmaksızın devam etti. Galiba kara doyacağız. Denizkızım Minsk te bile bu kadar karı görmedi. Minskte yapamadığımız kardan adamı, şimdi yapmak için can attığımız için sıkıca sarınıp sarmalanıp dışarıya çıktık bugün. Ama kar yağışının aralıksız devam etmesinden ve sıcaklığın çok düşük olmasından dolayı rahatsız olduk ve eve dönmeye karar verdik. Peki ya kardan adam…? Bu bizim ilk kardan adamımız olacaktı… E o da bizimle gelsin. Üşüdük diye kardan adamımız olamayacak mı?… Pek tabiiki olacak. Evimizde sıcak sıcak kardan adamımızı yapabiliriz… di mi…? (-di… Denizkızımın ”di mi?” sorusuna cevabıdır. Komiktir ve gerçektir!)

kardanadam1.jpg

kardanadam2.jpg

Nerde… İşte burdaymıııış…

Denizkızım bu saklanma oyununa bayılıyor. Bu sabahki ben nerdeyim oyunundaki komik manzara da işte bu. Devekuşu Deniz…

dsc03088b.jpg

LAZIM’lar tehlikede!!!

Denizkızım: Anneee bişeyi attım? :) (sırıtan minik suratıyla)
Denizanası: Efendim tatlım?
Denizkızım: Bişeyi attım?… Lazımı attım :)
Denizanası: … ıııı… hımmm… nasıl yani? Şekerim bana o bişeyi getirir misin neymiş bakiim :) ( !
pıt pıt pıt koşan denizkızım LAZIMı getirir… LAZIM şudur: Denizanasının çok sık rastlayıp rastlamaktan nefret ettiği ama denizbabasının israrla etrafa bıraktığı önemli notlarını içeren minik kağıtcıklardan bir tanesi…

Yani denizbabasına duyurulur!!! LAZIM lar tehlikede… Sana aldığım minik defterciğini kullanmayı alışkanlık haline getirsen çok hayırlı olacak, aksi takdirde…

dsc00003bb.jpg

Fiskosss…sshhhh…

dsc03078b.jpg

Tuvalet eğitiminde gelişme…

Aslında şimdiye kadar hep yarım yarım uğraştım bu tuvalet eğitimiyle. Belki uğraşsam şimdiye halletmiştik ama benim yüzümden denizkızım bezden kurtulamadı hala. Yazı bekliyorum. Çeşitli denemelerim oldu… ilk günün ilk saatlerinde pes ettim hep. Fakat Denizkızım bugün  kakasını lazımlığa yapmak isteyip ve dahası yaparak beni biraz utandırdı ve gururlandırdı… Muhteşem birşey, ben hiçbirşey yapmadım. Annemden hayır yok ben bırakıyım bari demiş olabilir!!! Olursa ne iyi olur. Neyse yine de yaza bitiririz bu işi. Ben iyiyim böyle bezli bezli!!! :P

dsc02663d.jpg

diyaloglar…

Artık Denizkızımla geçen diyalogları daha çok yazarım diye düşünüyorum. Çünkü konuşmalarımız uzun süredir  karşıklıklı iki insan konuşması olarak gerçekleşiyor. Ayrıca da komik oluyor. Tabii kelimelerin birçoğu denizce çıkıyor hala. Yutuyta (yumurta), çutuyta (çukulata), kolona (kolonya)… aklıma gelince ekliyeyim.

Bu da sabah gerçekleşen bir konuşma:

Denizkızı: Baba aç!
Denizbabası: Olmaz tatlım krem sürekli sürülmez öyle.
güp güp güp güp, denizkızı koşarak yan odadaki denizanasının yanına gelir
Denizkızı: Anne aç! Baba izin verdi.
(!!!!)
Denizbabası: …Yalaaan! Yalan söylüyor başak, yaz bunu deftere.
güp güp güp güp koşarak kalem kağıda giden denizkızı bağırır,
Denizkızı: ben. ben. Ben yazıcam.

…bitti, uyumıycaam, uykum kaçtııııı. (horrrr…)

Uyumamakta direnilen bir günün sonunda Denizkızım yatağındaki performansını ağlayarak şöyle gösterir.

“…bitti, uyumıycaam, uykum kaçtııııı.”  ( horrrr…)

dsc02815b.jpg