Bakalım Denizkızım Yas ve Evreni nasıl paylaşacak. Duruma adapte olabilecek mi!!
Monthly Archive for Aralık, 2007
Bugün itibariyle Denizkızım tam 26 aylık. Bir süredir iki kelimeyi birlikte kullanıyor. Hala kelimeler çok komik çıkıyor ağzından. Meme ve blabla ikilisi hala hayatımızda. bezle ilgili gelişmeleri kabızlıkta ters tepmesi üzerine bir süreliğine bırakmıştık. Uzun bir aradan sonra aklıma esti yazı beklemeden yine kilot giymeye başladık ve bezden daha rahat olduğunu kavradık. Bunun üzerine lazımlık bir hışım dolabın üzerine fırlatığım yerden oyuncakların arasına indi. Onu seviyoruz çünkü
Şimdiye kadar başarılı olunamadı. Tabii bu sadece denizkızının değil bendenizin de becerisi!.. ilk önce denizanasının kızının bez giymediğini unutmayıp sık sık sorması gerekiyor!… Olsun deniyoruz işte tecrübe kazanıyoruz. Kazanılan tecrübelerden biri de “çişin var mı?” sorusuna alınan var cevabıyla elini çabuk tutup lazımlığa oturtmak. “ımmm kızım ne yapalım şimdi?.” diye ona sormak değil! Aynı şekilde “çiş” duyulduğu zaman da el çabuk tutulacak yoksa hooop bırakılıveriyor.
Denizkızım bu aralar önüne geleni muayene ediyor. Ne yaptığını da söylüyor. Muayne, muayne, muayne… En mantıklı görüntüyü çektim. O da bu…

Denizkızım artık bayram kutluyor… İyi. bayyamlaaa.
El öpüyor, bayram harçlığı alıyor…
İlk Nami’nin (Sami dedesi) elini öpüp bayram harçlığını aldı, sonra da goko’nun (muku) elini öpüp bayram hediyelerini aldı.
Canımmm kızım daha nice bayramları sevdiklerinle birlikte bol neşeli, bol harçlıklı, bol hediyeli geçir inşallah…
Denizkızımdan çıkmayan uzun sessizliği farketmemiz sonucunda karşılaştığımız manzara. Canı sıkılmış olmalı. Yakalandığı andaki mahçubiyet dikkate değer!…
Bu da özür öpücüğü. Bu vovov denizkızımın çok kahrını çekti çoook. Hastalıkta sağlıkta…
Ankaradayız hala. Bugün Denizkızıma takla atmasını öğrettim. Bayıldı… Hatırlıyorum ben de bayılırdım küçükken takla atmaya. Hiç durmadan üçlü koltuğumuzun üstünde bir o yana bir bu yana takla attığımı hatırlıyorum. Beden derslerinde de iyi yapardım
Çok kolay gelirdi. Şimdi çok zor geliyor vallahi… Denedim de söylüyorum. Böyle bir garip oluyor, kulaklarım beynim yerçekimini hissediyor… ııh rahatsız etti…
Denizkızımın Ankara’daki parkta gösterdiği park performası belgelenmeye değerdi!… Kaydıraklara ulaşmak için içinden geçmesi gereken tüp, içi su dolu olunca çareyi şu türlü çıkarak buldu:::
Yumurtasını pişirmişim, dönmüşüm.
!!!
“Reçel mi?… Ne olmuş?… Ben birşey yapmadım, sadece zeytin yiyorum…” der gibi doğal. Çünkü yaptığı şeyin gerçekten doğal birşey olduğunu düşünüyor.
Ankaraya geldik, denizdedesine… Çok güzel bir yolculuk yaptık ailecek. Yataklı trenle… Ankara ekspresiyle. Denizkızım uyudu, biz de uzun süre film izlemek için uğraştık ama çözemedik, yorgun düşüp yattık. İnşallah dönüş yolculuğunda başka bir filmi izlemeyi başaracağız.
Denizkızım bugün kendi kendine oyun kurdu ve oynadı
Kovaları itinayla arka arkaya dizdi, sonra tek tek üzerlerine basarak yürüdü ve sondaki oturaktan da atladı. Bence gayet başarılıydı. Böyle şeyleri daha sık yapsa ne güzel olur
Ben de yanında kitap okusam, dergi karıştırsam, bilgisayarıma girsem, internette dolaşsam.




















Son Yorumlar