Monthly Archive for Temmuz, 2007
Denizkızım bir aydır emzik ve battaniyesi ile birlikte yaşıyor adeta. Parka giderken bile, her an her dakika emzik ağızda bla bla (battaniye) burunda!… Kırmızı ışıkta beklerken battaniyeyi tutmadığı diğer eliyle yoldan geçen arabalara “hadi be ordan yol benim dursanıza!” hareketi yaparak, emzik kenarından bağırıyor… Deniz’in hasta ve diş çıkarma ruh hali olan bu durumun geçmesini bekliyorum. Geçecek mi acaba?… Yoksa sadece uyurken kullandığımız emzik hadisesinin boyutu değişiyor mu? Hayırdır inşallah.
Sonunda, Denizbabasıyla Darıcadan topladığımız eriklerin -tümden sararmalarına rağmen- turşusunu kurdum! Ama Denizkızımdan koruyabilecek miyim bilmiyorum!….
erik=eyi
——————————————————————————————————–
Bu aralar Denizkızım sabahları uyandığında yatağında ne var ne yok topluyor kucağına, öyle çıkıyor yataktan. Ayıları, blablaaası (battaniye) ve yastığı ile…

Yavrum ebru, nam-ı Deniz Evu’nun terasında yapılan kahvaltıyla pazar günümüze yükseklerden, İstanbul manzaralı bir başlangıç yaptık… Ada vapurlarını seyrettik, çayımızı içtik, gazetemizi okuduk, saksıdaki çiçekleri kokladık, domatesleri yedik… Sık sık yaşadığımız bu anı ölümsüzleştirdik, Denizkızımızın bloguna koyduk…

—————————————————————————————————————————
Beybi. Beybi. Beybi. Beybi…….. Açılana kadar devam eden bu ısrar karşısında teslim olmuş durumdayız. Hayır Denizkızım birşeyler öğrensin derken akıl sağlığımızı yitirmekten korkmuyor değilim.
Biz baby tv yi sevmiyoruz!
Baby tv bizi sevmiyor!
Kız baby tv yi seviyor!
Biz… Kızımızı seviyoruz!
Kazanan BABY TV!
Bugünün iki mutlu haberini açıklıyorum. Bir tanesi; Bilge nam-ı Deniz Biiige evlendiiii!… e bunu biliyorduk. Mutluluklaaar! Peki buna ne dersiniz; duyduk duymadık demeyiiiiin burcuşko hamileeeeeee… Nasıl sevindiğimi anlatamam!!!
————————————————————————————————————————–
Denizkızımın iki gündür hiç iştahı yok. Sırf birşeyler yesin diye 15 dakikada bu tabağı hazırladım…
Sonuç: Makarnalar oldukça iyi yendi, patatesler ve turşu yalanarak bırakıldı, domatesler yendi, salatalıklar çiğnenip bırakıldı. Tabi bu arada işin dramatik tarafı, onun bir surat olduğunu hiiç anlamadı. “Deniz dur; o bir sur…. at!” derken makarnalara girişmişti.

Yok yok iştahı yok! Dondurmasını da yemedi.
—————————————————————————————————————————-
evet içmezler… içmemeliler… ama ısrar ederler… edebilirler… sonra da çay diye sıcak sulu vişne suyuyla kandırılabilirler
…
day=denizce çay
————————————————————————————————————————–



































Son Yorumlar