Denizkızı bugün hayvanat bahçesine gitti. İstanbul’da gidilebilecek yegane hayvanat bahçesi… Darıca Hayvanat Bahçesi… Dedesi va babannesi götürdü. Ben yanında değildim ve içim içimi yedi çünkü denizkızımın her anını, her ilkini ilk ben yaşamak istiyorum. İlk başta büyük hayal kırıklığı yaşadım orada olamadığım için; ama asıl hayal kırıklığını denizkızımın yoğun ilgisizliği karşısında dede ve babaanne yaşamış. İyi ki orada yoktum. Düşünüyorum da…
Dede: Deniiiiiz bak kızım zürafaa…. Deniz… Deniiiiiz kızım bak…. Bak Deniz zürafaa. Bak burada… Deniiiiiiiiiz ama birtanem….. çok ilginç değil mi baa…
Deniz: abi abi abi…
Dede: evet kızım abi! ama bak upuzuuuuun boy…
Deniz: aba aba aba….
Dede: evet canım abla ama ba…
Deniz: bebe bebe bebe vu vu…
Dede: Evet kızım bebek su içiyor! pesss…

İyi ki yoktum!… —————————————————————————————————————–
Denizce:
ayahh=ayak

—————————————————————————————————————————–

—————————————————————————————————————-
BİRLİKTE OLMAK.




——————————————————————————————————–
Geldik gidiyoruz, ne zaman olacak bu iki gözüm üzümler?..

——————————————————————————————————
Ada… Başak Ablamın kızı, Emel Teyzemin torunu… Başaklar bayıldı Ada’ya. Çok şeker maşşallah. Emel Teyzem, annemin en yakın arkadaşı. Başak Ablam da onun kızı. Annem Başak ablamı çok sevdiği için ismimi Başak koymuş. İşte biz bugün onları ziyarete, Seferihisara gittik. Ada’lara gittik. Çok güzel ve özel bir gündü benim için… Annemden bana kalanlardan oldukları için ve bana annemi çok fazla hissettirdikleri için olsa gerek özeldi işte. Bugün annemi gerçekten çok istedim. Bizle birlikte olmasını çok istedim. Minik Ada’cığı görmesini, sevmesini çok istedim… Belki de oradaydı kimbilir!…



——————————————————————————————————
Hüfff!… İşte geride kaldı 30 yıl… *-)




—————————————————————————–
…


…
————————————————————————————————————————-
Bir anlık dalgınlık… Denizkızı kaçan top peşinde denize girer, denizanası aniden farkedip koşar, top rüzgarın etkisiyle denizkızımdan uzaklaşır, denizkızım delikızım “bop bop” diyerek iki adım daha atar denize doğru, denizanası çığlık atar “Deniiiiiz”, top uzaklaşmaktadır, denizkızım boyundan büyük bir işe kalkıştığı için tökezler ve düşer, denizanası yakalar!… sonunda… topa sinir olunur, sonra sakinleşilir ve denizkızı sakinleştirilir. Topla birlikte denizde oynamaya devam edilir…
Sonuç olarak artık daha yakın takipteyim… Miniğim öğrenene kadar gölgesi kadar yakınım… Onu tehlikelerden korumalıyım.

—————————————————————————————————————-
Yatmadan, bir gece önce sofralarına meze olduğum şu sivrisineklerin icabına bakayım istedim. Sinek avına çıktım odada. İyi gidiyor… Bir yandan bugünkü yazılarımı yazarken bir yandan da saldırıya geçenleri avlıyorum
… Bir hayli yok ettim. Biteceklerini ümit ediyorum. Neyse ki Denizkızım bu bol sinekli odada, tamamen sineksiz bir gece geçirerek, mışıııl mışııl uyuyor. PARK YATAK sağolsun. Sallanan ayakları sayesinde, bebeleri kolayca uyutmaya da yarayan bu muhteşem yatak, katlanıp toplandığında 100×35x35 luk bir kutu olup seyahatlerde, bebeğim nerde yatar, düşer mi, kalkar mı! kaçar mı! endişelerime derman olduğu için, benim yanımdan hiç eksik etmediğim bir hadise. Ayrıca da çok çok önemlisi sinekliğimiz de kullanıma hazır ve nazır.…….Ama uykum geldi, kaçıcaaaak… saat gece yarısını çoook geçti ve hala kalan kanatlı canavarların “kanını emiceeeem” vızıltılarını duyuyoruuuum… bir sinek daha tostip… ikiiii.. Denizin yanına mı girsem!..üçç.. horrr…

NOT: yediler yediler… sabaha kadar yediler… balkon kapısının sinekliğinin menteşesi yerinden çıkmış ve aralık kalmış.
———————————————————————————————————
Hiç düşünürmüydün en yakın arkadaşının kızının Nil teyzesi olacağın günleri!… Olduk işte… Aynı anda kızlarımızın teyzeleri olduk. Seni seviyorum Nilcim. İYİ Kİ DOĞMUŞSUN!…

————————————————————————————————————-
Otlar, dikenler, çiçekler, ağaçlar, karıncalar, kuşlar, börtü böcekler… sivri sinekler!… ile tanışma.



——————————————————————————————————————–
lk deniz maceramız değil ama ilkmiş gibi… Çünkü Denizkızım her geçen gün büyüyüp daha bilinçleniyor. bebeklikten çıkıp çocuk oluyor, insan oluyor, biz oluyor. Daha bir farkında yapıyor herşeyi. Farkında yaşıyor. Bebekken insan değil de başka birşeyler bunlar, insana ait kötü duyguların hiçbiri yok. Varolan tek şey yüzlerinden de okunan masumluk. melek mi nedir bunlar?… olabilir…neyse…yani yine birşeyleri ilk yaşıyoruz işte. ilk defa yürüyerek kumlara basıyoruz, denize giriyoruz, denize taş atıyoruz, kumlarla oynuyoruz… çılgınlar gibi koşuyoruz, bir denize, bir kumlara… Hepsini ilk yapmanın heyecanı ile… Sanki elinden alıcakmışız bu zevki gibi, panik… Harika birşey bunları izlemek, yaşamak… Çünkü bizim için de bir ilk. Çok şükür hep birlikte yaşıyoruz bu ilki. Yani aslında Başaklar denizde…






—————————————————————————————————————–
Published on
17 Haziran 2007 in
özelgün.

Bu babalar gününde babamın yanındayız. Denizkızım, Denizbabası, ben, benim babam… birlikteyiz. Daha nice babalar gününü sağlıklı ve mutlu, hep birlikte geçirmeyi diliyorum. Hayatımdaki babaları seviyorum. Hepsinin babalar günü kutlu olsun.
————————————————————————————————————-
Dedesinin yanına tatile geldik. İnsanoğlu kuş misali… İstanbul… Bir saat sonra İzmir.

—————————————————————————————————————————
Doğru düzgün açık ayakkabı bulamıyorum. Ayaklar, boyutu küçük ama enine şişko. Numarası büyük olan ayakkabının bile üstü girmiyoooor. Bugün ona çok güzel 21 numara şıpıdak terlik bulup aldım ama hanımefendinin dolmaparmaklarının arası rahatsız olduğu için giymiyor… yürümüyor giydirdiğim anda çıkarana kadar mızıldanıyor. Büyük numarasıyla değiştirsem seneye giyer mi acaba?… parmakları çok dolma çoook. Ben onlara çok bayılıyorum o ayrı!

————————————————————————————————————————–
Şaşırdınız… Hatta şaşırmış bu denizanası dediniz değil mi?… yoooo ben şaşırmadım. Deniz bugün itibariyle tam 1 aylııııık. Deniz, başka bir denizanası ve denizbabasının, aslı ve erkan arkadaşlarımızın oğluşu ve tam 1 aylık.. Biz bugün onu ziyarete gittik.. maşşşşşşaallah çok güzel bir bebek (sol resim). Bayıldık… Siz de bakın, çok güzel değil mi?…


—————————————————————————————————————————
Ben bir yaz çocuğuyum… Yazın doğdum. Yani okullar kapandıktan sonra doğdum… dediğim şudur ki arkadaşlarla kutlanan doğumgünlerinin güzel olduğunu pek bilmem… Ama benim için anne, baba ve yakın kişilerden hediye almaktan ibaret olan doğumgünü bir süredir anlamını değiştirdi, uzun süre görüşülmeyen dostlarla buluşma, görüşme, öpüşme, koklaşma günü oldu… Daha bir sever oldum onları… Ve her fırsatta değerlendirmekten de çok hoşlanıyorum.
Bu sene Denizbabasının doğumgünü fırsatını Moda’da ki Koço balık restoranında değerlendirdik… Yine uzun süredir birarada olamadığımız can arkadaşlarla çok güzel bir gece geçirdik. Gelen herkese biiiir biiir teşekkür ederiz. Herkes doğumgünlerini kutlasın, bu vesileyle bol bol görüşelim a dostlar!
Bir TRIO partilerini, bir de Doğumgünlerini seviyorum!
Kalın sağlıcakla!
ece-burcuşko-başak

bülent-ece-burak-başak

dostlar

—————————————————————————————————————————
Published on
11 Haziran 2007 in
genel.
Şimdiiii… Yorumlarıyla ve iyi dilekleriyle bizi mutlu eden, ileride okuduğunda da denizkızımızı mutlu edecek yorumları yapan herkese çooook teşekkürler… bizler de sizi çooook çok seviyoruz.
Bizi yorumsuz bırakmayın!…
Sevgiyle kalın,
Başaklar…
—————————————————————————————————————————
Son Yorumlar