hipodrom başka bahara…

Bir haftadır  denizkızını, denizbabasını gördüğünde “at..  at..” -babacım bizi atlara götürür müsün? anlamında- demesi için fiştikliyorum. Veeee… Sonunda denizbabası işlerinin bir kısmından kurtulmanın rahatlığı ve mutluluğuyla bizi hipodroma götürme sözünü tutacak…tı ki… haftaya kurulacak olan fuar için fuar alanına girişlerin başladığını öğrendi. Hipodrom da bir başka bahara kaldı…

Olsun… Canımız babamız bizi atlara götürmese de başka bir “adda” ya götürdü.  Bir aydır geceleri eve bile gelmeden çalışıp bitirdiği zeytinburnu olivium alışveriş merkezi içindeki kafe köpüklü kahvenin açılışına. “köpüklü kahve”… ismi şirin di mi? isimanası bendeniz denizanası… çok özel, güzel ve hafif bir türk kahveleri var… adı “köpüklü kahve”. Neyse denizkızı da alışveriş merkezinin gülü olmayı yine başardı. Orası benim, burası da benim, heryer benim, giderim ben, kimse durduramaz! İsterseniz peşimden gelirsiniz!… Tutabilene aşkolsun… Ne yemek ne uyku bütün isteğim buydu diyen deniz kızı sonunda arabada yorgunluktan bayıldı. Şimdi de mışıııl mışıl uyur kendileri.

Bir de bugün öğrendik ki, bu denizkızını araba tutarmış. konuşamadığı için biz 1.5 yıldır anlayamamışız miniğimi… arabadaki ızdıraplı “anneeee” bağırış, çağırışları boşuna değilmiş. arabadan iner inmez babanın üstüne kustu da öyle anladık. Tabii bu neyi değiştirecek bilmiyorum. Çünkü çok illet birşeydir bu araba tutması. Büyüyüp te bununla başa çıkmayı öğrenene kadar oraya buraya kusar, kendinle birlikte ananın canına okursun… canım annemi özlemle anıyorum burdan. Beni izlediğini biliyorum… “SENİ ÇOK SEVİYORUM VE ÖZLÜYORUM!”…

resimler var editlenecek!

—————————————————————————————————————————

0 Response to “hipodrom başka bahara…”


  • No Comments

Leave a Reply