Denizkızım: Annecim zarar değmesin diye zarar boncuğu takıyorum…
Gerçekten tü tü tü zarar değmesin!…
Bebekliğinden beri yaşadığımız arabaya binme kabusları yavaş yavaş Denizkızımın araba tutmasıyla başetmeyi öğrenmesiyle azalıyor sanki. Eskisi gibi arabaya binerken yaşadığımız kokuyooo, binmiiicem naraları bu aralar yok. Dahası arabaya bindiğimizde de bir sessizlik hakim olabiliyor zaman zaman. Hemen kendisini uyutmaya çalışıyor. Çok büyük bir aşama. Çünkü bu iş böyle… Araba tutuyorsa, konuşmayacaksın, sağına soluna bakmayacaksın, uyuyacaksın! Deniz bu kendisi için çok zor durumu başarıyor galiba. Öğreniyor…
Bugün Denizkızımla hiç beklemediğim bir anda okula gitmeden önce aramızda şu diyalog geçti:
Denizkızım: Anne… ben alıştım artık sen gidebilirsin. Sonra gelip beni alırsın…
Denizanası: … !!!… Hımm peki (Yaşasıııııın)
Yani bugün okuldaki ilk yalnız günü oldu. Benimde uzun süredir Denizsiz geçen ilk saatlerim. Olay hiç beklenmedik ani bir olay olduğu için ben pek hazırlıksız yakalandım. Günümü onu mu yapsam bunu mu yapsam diye düşünürek hiç birşey yapamamakla geçirdim. Ama olsun
bu şekilde hiçbirşey yapamamak da güzel…
Okulumuzu değiştirdik. “Öbür okula alışmışken bu nereden çıktı?” değil işte. Bu aslında en başından beri planlı, düşünülmüş bir durumdu. Denizkızım sabah okula gideceğiz deyince eski okuluna gitmek istediğini öğretmenini çok özlediğini söyledi ve mızırdanmaya başladı ama yeni okula gittikten sonra tahmin ettiğim gibi hemen alışıverdi ortama. Çünkü fiziksel şartları çok daha iyi, e öğretmeni en az eski öğretmeni kadar iyi, e bide annesi de yanında… daha ne olsun. evet anne yanında. alışana kadar anne çocukla birlikte. ağlatarak zorla kabul ettirme yok. Okul çıkışı zorla geldik eve. İçim şimdilik çok rahat. Bir de benim özgür kalacağım zamanlar(gün değil zaman!) gelse… topu topu haftada 3 gün öğlene kadar… İndirim günleri bitmeden azad edilirmiyim acaba? Jülide öğretmenim?…
Bendeniz denizanası (bunu denizin anası olarak kullanıyorum hep) için tatil olmadığından tatil diyemiyorum bu ev dışı ziyaretlere. Değişiklik bunlar… Evet değişiklik… Tabii huy-suy değişikliği, adaptasyon zorlukları, bunların aşılmaya çalışılması vee benim sürekli sınandığım hissine kapılmam düşünülürse bu kadar çok ve sık olması sınırlarımı zorlamadı değil! Ama fedakarlık işte… Ben de fedakarlık istiyorum dolayısıyla. Denizin sürekli -rüyasında bile- dediği gibi istemiyoruuuuum, olmasııııııın…
Neyse yorgunum da o yüzden… Değişiklik dönüşü ev temizledim, topladım. Biraz eli yüzü açıldı ama tam toplanmadı toplanmaz. Bu yaramaz nunu Deniz arkamdan toparladığım dağınıklıkları geri püskürtünce…yok toplanmaz… Ayrıca yerlere futbol sahası kağuçuğu dökülürse de olmaz!
Ama yine de istemiyoruuuum olmasıııııın, yerler futbol sahası kağuçuğu olmasıııııın!
Yorgunum, sabırsızım, huysuzum…
Bu aralar pamuk prensesin üvey kardeşinin cam ayakkabıyı şişko ayağına giymek istemesi gibi denizkızım da geçen sene aldığım ama hiç giymediği küçülen flipfloplarını şişko ayaklarına şimdi giymek istiyor ve giyiyor. Sonra da ayağı acıyınca çıkarıyormak zorunda kalıyoruz. Yanımda bir çift ayakkabı taşımak zorunda kalıyorum tabiiki. Görüntü ise şöyle…
Son Yorumlar